Tag Archives: Ece Ayhan

“Aşk örgütlenmektir!”

Ece Ayhan’ın kostak delikanlısı, “kara kamunun” orta yerine bombasını atar: “Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler”. Tekinsiz Şair’in şiirin kendi hakikatine söylettiğini bir önerme olarak okumak mümkün. Aşkın tanımlarından biri. Hem de en hasından. Okumaya devam et

Reklamlar

Yort Savul

Yort Savul

1. Atlasları getirin! Tarih atlaslarını!
En geniş zamanlı bir şiir yazacağız

2. Harbi karşılık verecek ama herkes
Göğünde kuş uçurtmayan şu üç soruya

3. Bir, Yeryüzüne nasıl dağılmıştır
Tarihi düzünden okumaya ayaklanan çocuklar? Okumaya devam et

Şairlerle Hasbıhal (V): ECE AYHAN

Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
Bir teneffüs daha yaşasaydı,
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür.

Ece Ayhan

Sorulara yanıt vermesi öğretilir aynı rengin aynı şeklin gölge suretlerine dönüşen “aslı gibidir” çocuklarına. Soru sormayı aklına getirmemesi de öğretilir doğası merak olan hayat çıraklarına çünkü esas olan yalan ustaları olmalarıdır mezun olduklarında. Sindirme müfredatı, ders saatleriyle sınırlı kalmaz, teneffüslere de taşar. Önce kahkahaların duyulmazlığıyla başlar ruh ölümleri. Sonra neden sorusunun hiç ama hiç hecelenmeyişiyle. Boşluk gözbebeklerine dolar ve cinayet tamamlanır. Ne sandınız, kansız ölümler de vardır.

Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
– Maveraünnehir nereye dökülür?
En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
– Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir. Okumaya devam et

Sahi, Nilgün Marmara ile Tezer Özlü yaşadı mı patron?!

(…) Nilgün Marmara ve Tezer Özlü. Bence ikisi de erkekti! Hodri meydan anlamında. Adımlarını geri almazlardı. (…) Yabancı dili çok iyiydi Tezer’in. Ellias Canetti’nin kitabını“Körleşme” diye çevirdiler. Tezer, “Aslında Körleşme değil, Kamaşma” demişti. Nilgün Marmara’nın en belirgin özelliği; Mülkiyet Duygusu’nun olmamasıdır. Kızıltoprak’taki evinde oturuyorlardı. Evlenecek. Ev kocasının. Salonun parkeleri bir milim inceltildi, yeniden cila yaptılar. Haftasonları onlarda kalıyordum. “Bak ne güzel oldu” dedim. “Misafirler için artık salonu kullanmayın, benim kaldığım odayı kullanın” dedim. O da “İnsanlar kullanmayacaksa ne işe yarar!” demişti.

Nilgün Marmara’nın nikâh şahidiydim. Kadıköy’deki nikâhta hiç süslenmedi, gelinlik giymedi. Şöyle bir mavi sürmüştü gözüne, herhalde rimel. Ben bazen Tezer Özlü ile Nilgün Marmara’yı birbirine karıştırırım. Sahi, Nilgün Marmara ile Tezer Özlü yaşadı mı patron?!

ECE AYHAN