Tag Archives: Charles Dickens

Hans Christian Andersen

Hans Christian Andersen

Hans Christian Andersen

Odense’nin fakir bir mahallesinde bir ayakkabı tamircisinin ve (muhtemelen Stalin’le tek ortak yanı olarak) bir çamaşırcı kadının oğlu olarak doğdu. Aile tek odalı bir evde yaşamaktaydı ve küçük Hans daha babasının ölümünden önce, ömür boyu bir terapiye sığacak kadar travmaya maruz kaldı. Çeşitli biyografi yazarları çocukken cinsel tacize uğramış olabileceğine işaret eder; nitekim büyük ölçüde otobiyografik nitelikteki ilk romanı Tuluatçı’da Federico adlı bir adam küçük bir oğlanı kandırıp bir mağaraya götürür. Andersen’in “Beni severdi, bana çörekler ve çiçekler verirdi, yanağımı okşardı” diye aktardığı Fedder Cartens adındaki ilk öğretmenlerinden biri de onun okula başlamasının üzerinden bir yıl geçmeden esrarengiz biçimde kasabadan ayrılmıştı. Andersen yetişkinliğinde mahzen gibi yerlerden ciddi bir hoşnutsuzluk duyardı. Okumaya devam et

Reklamlar

Ada Lovelace

Bu bölümdeki (kitaptaki sırasıyla alıntıladığım bu ilk bölümün başlığı: Hayata Kötü Başlayanlar. ED.) yaşamları birbirine bağlayan kalıplardan biri çok azının çocuk sahibi olmasıdır. Leonardo ve Newton eşcinseldi; Heaviside bekâr öldü. Freud cinsel ilişkiden hoşlanmamakla birlikte altı çocuk yaptı; ama sadece en küçüğü Anna’ya gerçek anlamda bir yakınlık -kuşku uyandıracak kadar fazla yakınlık gösterdi. Byron’un nasıl babalık yapmış olabileceği üzerine fikir yürütmek ilginç olur. Aksiliklere rağmen, Annabella onun kızını, yani Lovalace kontesi Augusta Ada Byron King’i, genellikle bilinen adıyla Ada Lovalace’i (1815-1852) doğurdu. Ama Byron kızını sadece bir sefer kısa süre görebildi. Ondan sonra anne, kızını babasının hatırasından korumak için elinden gelen her şeyi yaptı. Okumaya devam et

Oliver Heaviside

Oliver Heaviside

Oliver Heaviside

Heaviside, Londra’nın Camden Town kesiminde yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası yetenekli bir gravürcüydü; Dickens’ın Strand dergisindeki Bay Pickwick’in Serüvenleri tefrikasının gravürlerini çizen oydu. (Elliot Engel’in Sel Yayınları’ndan çıkan “Oscar Nasıl Wilde Oldu” adlı kitabının Charles Dickens bölümünde bu gravürlerden detaylı olarak bahsediliyor. ED.) Ama evi daracık, soğuk ve karanlıktı; pencere vergisinden dolayı pencerelerin çoğu tahta çakılarak kapatılmıştı. Okumaya devam et