Tag Archives: Çetin Altan

Öldüğünü herkes biliyor bir ben bilmiyorum

cetinaltan1Günlerimi, babamın öldüğü gerçeğini kavramaya çalışarak geçiriyorum.

Ölümle babamı birlikte algılayamıyorum.

Halbuki ölürken yanındaydım.

Zeynep’le Mehmet elini öpmüşlerdi.

En son ben gelmiştim.

ahmetaltanAydınlık bir odada yatıyordu.

Yüzüne bakmıştım, huzurlu ve sakindi.

Son zamanlarda çok zayıfladığı için parmaklarının üstündeki kılcal damarların kabarıp görünür olduğu elini öpmüştüm, kendimi tutmaya çalışmama rağmen küçük bir dal kırılır gibi bir ses çıkmıştı dudaklarımdan. Okumaya devam et

Hayal ettiğim ülke bu değildi

Çetin Altan

Çetin Altan

Artık anlaşılıyor ki ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan.

Torunlarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz ülke bu değildi. Gene de bir hayal kırıklığı yaşamıyorum. Menzil-i maksuda ulaşılamasa da çok yol katettik.

Bir ömür, sadece amaca ulaşmak için harcanmaz. O amaca doğru atılacak bir iki adıma yardımcı olmak için de harcanır.

Yaralı bir devi ayaklarının üstüne koyabilmek için kuşak kuşak o devi sırtımızda taşıdık. Yaralarının iyileşeceğine, o devin ayaklarının üstünde duracağına olan inancımı hiç kaybetmedim. Bir gün bu ülke ayaklarının üstünde duracak. O zaman da, masaldaki gibi “sihirli kedinin çizmelerini” giyerek amacına doğru uçarak gidecek.

Biz torunlarımıza istediğimiz ülkeyi bırakamıyoruz.

Ama siz uğraşırsanız, mücadeleden vazgeçmezseniz, dünyadan ayrılırken “torunlarımıza istediğimiz ülkeyi bırakıyoruz” deme mutluluğunu siz tadabilirsiniz.

Hayallerinizden, ümitlerinizden, mücadelenizden vazgeçmeyin.

Amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, “daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik” diyebilirsiniz.

Bu da az şey değildir. Buruk da olsa, yorgun gözlerinizde bir tebessüm yaratır.

O tebessümlerin çoğalması da elbet bir gün kurtarır bu ülkeyi.

Enseyi karartmayın.

ÇETİN ALTAN
24 Haziran 2015, Cumhuriyet

Bir tılsımı vardır hayatın

Kopuk kopukBir tılsımı olmalı hayatın. Genç kızların telefon bekleyişlerinde vardır o tılsım. Birbirleriyle fısıl fısıl konuşmalarında:

– Önce elimi tuttu, sonra yavaşça kendisine doğru çekti…

O sırdaşlık. O iki sırdaş arasındaki on altı, on yedi yaş konuşmaları… Hayatın tılsımı tıp tıp tıp attırır yüreklerini; kahkahaları başka türlü, saç taramaları başka türlü; anneyle ortak, babaya söyledikleri yalan başka türlüdür.

***

Ya delikanlıların henüz bir yıllık tiryakiyken, efkarlı içtikleri ilk paket. Bir şey oturmaz içlerinde. Bir kız seviyorlardır. Gerçi kız da seviyordur kendilerini. Ama… Hayatın bir tılsımı vardır o “ama”da… Yüzde yüz kendilerinden geçerek bakarlar gerçekten sevdiklerinin yüzlerine… Öylesine bakarlar ki, bir daha hiç öyle bakamayacaklardır. Okumaya devam et

Bugün Canım Yazı Yazmak İstemiyor

çaltan

ÇETİN ALTAN
28 Nisan 1960