Tag Archives: Ahmet Altan

Öldüğünü herkes biliyor bir ben bilmiyorum

cetinaltan1Günlerimi, babamın öldüğü gerçeğini kavramaya çalışarak geçiriyorum.

Ölümle babamı birlikte algılayamıyorum.

Halbuki ölürken yanındaydım.

Zeynep’le Mehmet elini öpmüşlerdi.

En son ben gelmiştim.

ahmetaltanAydınlık bir odada yatıyordu.

Yüzüne bakmıştım, huzurlu ve sakindi.

Son zamanlarda çok zayıfladığı için parmaklarının üstündeki kılcal damarların kabarıp görünür olduğu elini öpmüştüm, kendimi tutmaya çalışmama rağmen küçük bir dal kırılır gibi bir ses çıkmıştı dudaklarımdan. Okumaya devam et

“Tehlikeli Masallar”dan…

i“(…)

Sonra laf nereden geldi bilmiyorum, belki de bir gün önce izlediğim o haberlerdeki ölüm görüntülerinden etkilendiğimden, yıllarca önce özellikle solcuların arasında dilden dile dolaşan gerçek bir hikâye anlattım ona. (…)

Askeri darbeden sonra işkenceleriyle ünlenen doğu hapishanelerinden birinde, mahkûmların önemli bir kısmının aileleriyle ve yakınlarıyla görüşmeleri yasaklanmıştı. Okumaya devam et

Yılan Prens

Padişahla karısının bir türlü çocuğu olmuyormuş, ne yapmışlarsa bir türlü bir çocuk sahibi olamamışlar. Bir gün yaşlı, uzun sakalları olan beyaz bir adam saraya konuk gelmiş, padişah adamı çok sevip akşam yemeğine alıkoymuş. Yemekten sonra sakallı ihtiyar “Galiba sizin meyveniz yok,” demiş. Padişah hemen atılmış, “Her meyveden var, ne istersiniz?” demiş. “Yok,” demiş ihtiyar, “onu söylemiyorum, Okumaya devam et

‘Ben bayağıyım ama, yazdıklarım öyle değildir…’

Kalabalıklarla sanatçılar arasındaki o gerilimli alanda gezinen duygular, sanırım, kolayca tarif edilemeyecek kadar karmaşıktır; kalabalıklar hem hayranlık duyar hem küçümserler, hem sever hem kızarlar, hem beğenir hem kıskanırlar, hem çok akıllı bulur hem çok saf olduklarına inanırlar. Devamı>