“Öyle miymiş”ten…

sule_gurbuzŞimdi bir peygamber gelse de bir ayet okusa bin tane de dinlemek, bir doğruyu söylese “Öyle değil aslı budur,” diyenleri işitmek, bir şifalı içecek sunsa birden içine birisinin zencefil de ilave edip “Böylesi daha faydalı,” dediğini dünya gözüyle görmek, duymak zorunda. Peygamberliğin bittiği yerde ne başlar? Hiçbir şeyin yetmediği insana kitap yeter mi? Şimdi gelse bir peygamber, o daha ağzını açarken birisi tükürük elde etek belde devrin en hikmetli ve güven dolu sözünü söyleyiverir, bu günün soru soran insanının sorusunu, şu hikmetli sorusunu sorar: “Ne diyorsun sen, kime göre, neye göre?” Ya, peygamberliğin de zamanı var, öyle firavunun yılana çevirdiği âsa ile cebelleşirsin de bütün bir geçmişin ve kâinatın, Harun’un diline, Davud’un sesine, Eyüp’ün kabuklarına, Yakup’un gözyaşlarının içine baka baka “Kime göre?” diyen devir canlısına ne diyebilirsin? Buna dünya artık taş kesilir, torunundan azar işiten bir dede gibi bir âsâna, bir yere, bir göğe bakar da bakar, âmâların neşesini anlar, delinin kahkahasını, ölünün tebessümünü, ölüsünü gömenin hafifliğini anlar, bir ağırlık ve bir fazlalık kendini duyarsın. Zaten odur ve o kadardır. Sen de gider ve vazgeçersen bir ağırlık daha kalkar ve dünya daha kolay döner, daha kolay.

Ezan çiçekleri, mercan köşkler, bal petekleri

ŞULE GÜRBÜZ
“Öyle miymiş?”
(İletişim Yayınları)

öyle miymiş

Reklamlar
Post a comment or leave a trackback: Trackback URL.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: