Gölde

Sema Kaygusuz

Sema Kaygusuz

Sandaldan kolunu sarkıtmış, kendini gölün okşayışına bırakmıştı. Gözler kapalı. Gözünün içinde gölden yansıyan ışığın kırmızı gölgesi. Bir gülümseyiş ki gamsızlara özgü hem, hem de çok çekmişlere… Kar tanelerini andıran kristal çiçekler vardı bir de. Hani gözünü kısarak güneşe bakınca milyonca çoğalan. Salıncaklanan bir sandalda, doğadan gelen seslerin alçalıp yükselişini dinlerken, çıplak yerlerine küçük fiskeler atıp hızla uzaklaşan bir dolu kanatlı böcek uçuşuyordu havada.

Ama yeterince yalnız değildi sandalda. Küreklere her asılışında “ınnnh” diye bir ses çıkaran gürültülü bir adamdı yanındaki. Gözünü bir açtı ki, adam kan ter içinde. Burun delikleri genişlemiş, alnında güneş yanığı. Bu tekinsiz sessizlikte kadın ile adam tek söz etmeden ilerliyorlardı.

Sazlıklarla çevrili bir koridora sokuldular. Kadın suya eğilince, turnabalıklarının bir ok gibi atılarak uzaklaşmalarını izledi. Sonra bir ağaç vardı. Gölün bir çayla buluşan boğazında, kusursuz bir bakışımla önlerinde dikili, bir yandan yeşillenirken, bir yandan çürüyen. Suyun içinde yükselen bir beceriksiz büyücüydü, ve gözleriydi ağacın, en fazla birkaç dakika sonra olacakların kehanetini söyleyebilen. Öyle karanlık, öyle uğursuz gözler… Kadın uzanıp ağacın dalına asıldı. Eline gelen diri yaprakların çıtırtılı kopuşlarıyla kabardı içi. Elbette, kürekteki adam bu sesi duymadı. Ölümün cılızlığından mı, yoksa adamın aldırışsızlığından mı bilinmez? Bir bitkinin, çıt diye ölümü de ölümdür oysa. Peki, bir göl nasıl ölür? Hüzünlü bir ses çıkarmadan, azar azar buharlaşarak mı, yoksa tümüyle unutursak mı bir gölü?

Küçük bir çırpınma duydu, kadın. Kurbağalar! Bir dolu kurbağanın avazlı şarkısı, hep bir ağızdan. Kadın avucunda ezdiği yaprakları çiğnemeye başladı. Acı bir yeşillik sardı dilini. Daha doğrudan sözler söylemek üzereydi o an. Birden göğsündeki hava az geldi. İç içe geçen dairelerce esnemek, sudaki yansımaların nasıl kenar çizgisi yoksa öyle dağılmak ve bir şeye benzemek istedi; kurbağa, yaprak, damla gibi, dilini iyi bildiği bir başka şeye… Yaprak kırılganlığında hayattan çıt diye kopmak, ama aslında bir süreliğine ölmek… Baygınlığa, uykuya benzer, içinden görüntüler geçen başka bir körleşmeydi bu. Zümrütlü bir kayanın üstünde güneşlenen toprak rengi bir tosbağanın, kendisini boğacak suya düşmek üzere bakması gibi.

İnsanı ne öldürür? Durduk yerde, kazasız? Bir düşman. Üzüntünü iyi tanıyan biri.

Küreklerle yarılıyordu su. Hani bir kadın, ancak çırılçıplakken yapabilir ya bir takım olanaksız hareketler. Aynı anda başka başka yönlere eğilebilir, bükülebilir acı çekmeksizin! Tam da böyle yarılıyordu göl, beyaz köpükler içinde. Saçlarının arasında kum taneleri vardı kadının. Minicik, kendince ağır, rüzgârla dövülen bir kayanın camlaşmış parçaları… Küp küp kumlar. Kayanın bine çarpılmış ölümleri. Bir kaya yok olur mu bölünerek? Ya bir insan, suya vuran yansısında bulabilir mi çürümekte olan yüzünü?

Kadın suya eğilmiş yüzünü seyrediyordu. Yansımasındaki gözlerin, huzursuz edici bakışlarına baktı yabancılayarak. Görüntü dalgalandıkça halka halka bir kaygı büyüyordu suda. Gölden çıkmak istercesine çırpındı, görüntü. İyice yaklaştı aslına. Ürpertici bir esintiyle birleşti sesi. “Booooğğğğuyor seni bu adammmm…”

Sonra bir el… Kırılgan bir esnenin zalimce kavranışı. Bir insanın kalbi nasıl kırılır? Hiçbir şey demeden hem de. Konuşan onca şeyin ortasında, canavarlaşan bir elin sessizce yaklaşmasıyla… tek söz etmeden. Ama sudaki görüntü, onca çırpınmaya, genizdeki acıya, ciğerin sıkışmasına karşın hiç değişmedi. Suya dağılan saydam ağzından bir soru dağıldı kabarcıklanarak: “Bir… adam… kopkoyu… bir… yalnızlığa… düşer… mi?” Yalnızca gölde ölebilen bir kadının yanında.

1993-1998

SEMA KAYGUSUZ
Esir Sözler Kuyusu

Doğan Kitap

Post a comment or leave a trackback: Trackback URL.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: