Salvador Dali

Dali

Dali

Bu bölümde (I: Hayata Kötü Başlayanlar) ele aldığımız yaşamların çoğunda, babanın ölümü ya da yokluğu bilinçaltı bir seviyede yaşam düzenini şekillendirir. Salvador Dali (1904-1989) örneğinde ise bu durum göze batacak kadar bilinçliydi. Dali, saygın bir avukat ve katı bir disiplin meraklısı olan babasını inadına kızdırıp cezalandırmaya yöneldi. Sekiz yaşına kadar kasıtlı olarak yatağını ıslattı ve evin her tarafına dışkılayarak, ömür boyu sürecek bir pislik saplantısı edindi. Aslında gayet düzgün yazabilmesine karşın, babasını daha da kudurtmak için, okunmaz bir el yazısı geliştirdi. Yine okulda sırf babasını kızdırmak için, hiçbir şey bilmiyormuş numarası yaptı.

“Altı yaşındayken bir aşçı olmak istiyordum. Yedi yaşındayken Napolyon olmak istiyordum. Hırsım o zamandan beri sürekli olarak artmakta.”

Madrid’deki Kraliyet Akademisi’nde sözlü bir sınava girmeyi reddederek kendisini attırdı. Tavrına ilişkin açıklaması şuydu: “Çok özür dilerim, ama bu üç profesörden çok daha zekiyim ve dolayısıyla onlar tarafından sınava çekilmeyi reddediyorum. Bu konuyu çok daha iyi biliyorum.”

Babasıyla her zaman gergin olan ilişkisi, on yedi yaşındayken annesini kaybetmesiyle daha da bozuldu. Dali onun ölümünü “hayatımda yediğim en büyük darbe” olarak nitelendirecekti. Sekiz yıl sonra, yani 1929’da “Kutsal Yürek” adlı ilk gerçeküstücü resimlerinin birinden babasının haberdar olmasıyla çatışma doruk noktasına vardı. Resimde kabataslak olarak çizilmiş İsa görüntüsünün üzerinde şu sözler vardı: Bazen Annemin Portresine Zevkle Tükürürüm. Babası ondan kamuoyuna pişmanlığını bildirmesini istedi. Buna yanaşmayan Dali’yi yaka paça aile evinden dışarıya attı ve bir daha gelmemesini söyledi. (Gerçi Dali’nin iddiasına bakılırsa, kısa bir süre sonra sperm dolu bir kaputla eve döndü ve kaputu babasına uzatarak, “Al şunu. Artık sana hiçbir borcum yok!” dedi.)

Elena Diakonova ve Salvador Dali

Elena Diakonova ve Salvador Dali

Dali yine 1929’da daha çok Gala adıyla tanınan Elena Diakonova’yla ilk kez karşılaştı. Aşırı erkek delisi bu Rus kadın onun ilham perisi, ticari menajeri ve başta gelen işkencecisi olacaktı. O sırada yazar Paul Eluard’la evli olmasına karşın, Dali hemen onu baştan çıkarmaya koyuldu. Balık zamkından ve inek gübresinden hazırladığı kötü kokulu bir macunu, bir koç gibi kokmasını sağlamak için üstüne sıvadı. Ardından koltukaltlarını tıraş etti ve turuncu bir sardunya çiçeğini kulağının arkasına tıkıştırdı. Strateji işe yaradı: İkili Gala’nın öldüğü 1982’ye kadar bir çift olarak kaldı.
İlişki muhtemelen hiçbir zaman tamamına ermedi -en azından alışılmış tarzda. Dali (tıpkı Andersen gibi) mastürbasyon müptelasıydı ve seks düşkünü Gala’yı başka erkeklere sunmak çok daha tercih ettiği bir şeydi. (Bu âdetin geçmişi, karısının soyunmasını dostlarına gizlice seyrettiren kadim Lidya kralı Candaules’e kadar iner.) Bunun karşılığında Gala ortak yaşamlarının pratik yanlarına göz kulak oldu; çünkü Dali bir taksi parası ödemekten bile acizdi.

Dali’nin soytarıca yanı diğer gerçeküstücüleri kızdırdı ve savaşa doğru gidilen bir ortamda, çocuksu fantezileri çekiciliğini çabucak yitirdi: “Sıklıkla Hitler’i bir kadın olarak düşlerdim. Beyazın ötesinde beyazmış gibi hayal ettiğim teni beni mest ederdi.” Dali 1939’da Franco’ya desteğini ilan edince diğer gerçeküstücüler tarafından dışlandı. Tepkisi kendisine özgüydü: “Gerçeküstücüler ile benim aramda tek bir fark var: Ben kendi başına bir gerçeküstücüyüm.”

Pervasız bir tavırla boş resim kâğıdı tabakalarına tanesi 10 dolardan imza attı. (Dolaşımda hâlâ 50 bin kadar böyle resim olabilir.)

“Her sabah uyandığımda, üstün bir keyif duyarım, Salvador Dali olma keyfini; şu Salvador Dali bugün ne tür harika bir şey yapacak, diye sorarım kendime hayretle.”

Gala’nın ölümüyle yatağa düşen Dali 1984’te hemşireyi çağırmak için kullandığı düğmede kısa devre yaptırarak yatağını ateşe vermeyi becerdi. Zamanla yemekten, konuşmaktan ve resim yapmaktan tamamen kesildi ve sonunda seksen dört yaşında kalp yetmezliğinden öldü. Doğduğu yere çok yakın olan Figueres’te kendi yaptırdığı Teatre-Museu’nun (Tiyatro-Müze) mahzeninde gömülüdür.
Yarattığı “Dali” kişiliğinin taşkınlığına rağmen, çocukluk düzenine sıkı sıkıya bağlı kaldı: Kimliğini kabul ettirme, babasının gözüne girme yönündeki aşırı istek. Sanatının bütün Freudyen vitrin dekoruna karşın, Dali gerçek anlamda bir ressam ya da bir insan benliği kazanamadı. İçgörü bulmak istiyorsanız, yöneleceğiniz bir ressam değildir. İşin ilginç tarafı (sıklıkla gerçek “baba”sı olarak nitelendirdiği) Freud’la 1938’de Londra’da bir sefer görüştü. Seksen iki yaşındaki psikolog onu resim yaparken izledi. “Şu oğlan fanatik gibi görünüyor” diye belirtti bir meslektaşına. Dali haliyle bundan hoşlandı: İnsanların kendisi hakkında ne söylediğine aldırmazdı; kendisinden söz etmeleri yeterliydi onun için.
*
Freud’un iltifat etme niyetinde olmadığına emin olabiliriz. Bir psikolojik kategori olarak fanatik teriminin en iyi tanımını Aldous Huxley verir: “Gizli bir  kuşkuyu fazlasıyla telafi eden bir insan.” Bu tanım Dali’ye, yani ölü adaşının gölgesinden asla kaçamayan küçük çocuğa kusursuzca uyar; ama Leonardo, Andersen, Ada Lovalace ve hatta Freud için de aynı ölçüde geçerli sayılabilir. Başarma yönündeki amansız dürtü, üne kavuşma ihtiyacı, duygusal içe kapanma ve cinsel takıntılar -bunların hepsinde bulunduğu doğrudur. Peki, bu insanların ortak gizli kuşkusu neydi? Besbelli ki, özel koşullara uyarlanma söz konusu olsa da, her biri kişiliğinin oluştuğu yıllara damgasını vuran kızgın, kayıp ya da yetersiz babayı memnun edecek kadar iyi olduğundan kuşkuluydu. Büyük paradokslardan biri olsa bile, telafi yönündeki bu aşırı davranışlar olmasaydı Mona Lisa’nın, psikanalizin, uzay yolculuğunun ya da okuduğunuz bu sözcüklerin yazılmasını sağlayan makinenin olmadığı bir dünyada yaşıyor olabilirdik.

(NTV Yayınları’ndan çıkan “NASIL BİLİRDİNİZ” orj. adı: “THE QI BOOK of the DEAD” -John Lloyd, John Mitchinson- kitabından dikkatimi çeken biyografik notlar.
“Hayata Kötü Başlayanlar” bölümü Dali ile kapanıyor. İkinci kısım “Gamsızlar” ve diğer bölümlerin her birini, içerdikleri kişiler ile birlikte ilerleyen dönemde ve her bölüm aynı gün olmak üzere paylaşacağım. ED.)

Reklamlar
Post a comment or leave a trackback: Trackback URL.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: