Isaac Newton

Sataşmalara uğradığı ve genellikle sınıfın tembellerine yakın oturduğu okuldan nefret etti.

Mekanik, matematik, termodinamik, astronomi, optik ve akustik alanlarındaki buluşları onu şimdiye kadar yaşamış diğer bilim simalarının hepsinden en az iki kat önemli kılacak düzeydedir. En özgün çalışmalarının tamamını içeren Principa Mathematica (1687) adlı eserinin bilim tarihindeki en önemli kitap olduğu söylenebilir.

Saplantılı kişiliği Asperger sendromu gibi hafif bir otizm geçirmiş olabileceği kanısını uyandırıyor. (…) Sıklıkla yemek yemeyi unutur ve aklına geldiğinde de çalışma masasının başında dikilerek yerdi. (…) Konuk ağırladığında sıklıkla yaptığı bir şey, bir şişe şarap almak üzere gittiği çalışma odasında aklına gelen bir fikri yazıya geçirmek için masasına oturması ve işine dalarak yemek partisini hepten unutmasıydı. Koyu kırmızı renk konusunda saplantılıydı. (…) Sanata karşı ahmakça bir nefret duyardı ve şiiri “ustalıklı saçmalık” olarak nitelendirirdi; operaya gittiği tek seferde gösterinin bitmesini beklemeden çıkmıştı. (…) Bir keresinde adının Latince yazımı Isaacus Neutonus’tan Ieova sanctus unus diye bir anagram türetmişti. Bu ibare “Tanrı’nın Kutsal Varlığı” anlamına gelir.

Uşağı bile onun yalnız bir defa, o da Öklid’i öğrenmenin yararı sorulunca güldüğünü hatırlamaktaydı. Çalışmalarına yönelik en ufak eleştiri öfkeden küplere binmesine yol açardı; yaşamı Gottfried Wilhelm Leibniz ve Robert Hooke gibi diğer tanınmış matematikçilerle kısır kavgalar yüzünden karardı. Hayatında sevdiği tek kişi Nicholas Fatio de Fuillier adlı genç bir İsviçreli matematikçiydi. Onunla ilişkisinin sona ermesiyle bir dizi sinir krizinin ilkini geçirdi ve cinsel ilişkiye hiç girmeden öldüğü neredeyse kesindir.

Cambridge Üniversitesi’nden iki kez Avam Kamarası’na seçildi, ama hiç ilgisini çekmeyen bir işti bu: Bütün siyasal kariyeri boyunca yaptığı tek yorum, birisinin pencereyi açması yönünde bir rica oldu.

Şövalye unvanı verilen ilk doğa filozofudur.

(NTV Yayınları’ndan çıkan “NASIL BİLİRDİNİZ” orj. adı: “THE QI BOOK of the DEAD” -John Lloyd, John Mitchinson- kitabından dikkatimi çeken biyografik notlar.)

Reklamlar
Post a comment or leave a trackback: Trackback URL.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: