Biraz rakı dökelim mi içimize?

İstanbullu

İstanbullu

“Bay Cevdet uyanıyor… Günlerden cuma sabahı. Cigarasını yakıp, ortalığı şöyle bir kolaçan ediyor: Penceredeki çiçekler kıyasıya bir şakraklık, yanasıya bir kırmızılık edinmiş. Denizin yeşili, sonsuzluğu ödünç değil. Topraktaki cevherin depreşmesi ölesiye. Canı hürriyet istiyor Bay Cevdet’in… Başı boşluk, çalgı çağanak, kadın sesi istiyor. Bayan Seher ile fingirdeşmek istiyor. Yüreğinin gizli kapaklı bir yerinde huylanmalar, kumru sürüleri… Seherciğim, kalkıp deniz kenarına gidelim mi seninle? Gidelim ya… Biraz rakı dökelim mi içimize?”

*

Yerin dibine batası bir akla uşaklık ediyoruz: Değişiği, örneksizi, uyuşmazı göresi gözümüz; taptaze, yabancımsı şarkıları duyası kulağımız yok. İllaki ezberlerimizdeki dirhem, baba yadigârı terazi. Olursa, kendimizinkini andıran gidişatlardan olsun. Hani neredeyse hayatı bile ezberleyip, sonra yaşayacağız.”

METİN ELOĞLU
“İstanbullu” kitabındaki “Kulakları Çınlasın” adlı öyküsünden

Reklamlar
Post a comment or leave a trackback: Trackback URL.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: