“Yaşlı Adam ve Deniz”den…

The Old Man and The Sea

“Balık nasıl balık olmak için yaratılıyorsa sen de balıkçı olmak için yaratılmışsın.”

“Yenilmedim aslında, belki biraz fazla açıldım, o kadar…”

“Biriyle konuşmanın, kendi kendine konuşmaktan, denizle konuşmaktan çok daha güzel olduğunu fark etti.”

“Gözlerinden başka her şeyi eskiydi.”

“Başı sudan çıkmıştı, sırtı beliriyordu. Yaşlı adam köpek balığının burnu ile gözleri arasındaki çizginin üstündeki bir noktaya zıpkını sapladığı sırada, büyük balığın derisinde, etinde açılan yarığın sesini duydu. Gerçekte böyle bir çizgi yoktu. Sadece koyu mavi bir kafa, kocaman gözler ve her şeyi ezen, yutan çeneler vardı. Ama yaşlı adamın vurduğu yer, tam beynin bulunduğu yerdi. Bütün gücü ve kandan vıcık vıcık olan elleriyle iyi bir zıpkın atmıştı. Umutsuzca saplamıştı zıpkını, ama azimliydi, içi nefretle doluydu. Köpekbalığı sarsıldı ve yaşlı adam artık gözlerinde can kalmadığını gördü, sonra bir kez daha sarsılıp ipin iki ilmeğine dolandı. Yaşlı adam onun işini bitirdiğini anlamıştı ama balık direniyordu. Sonra sırt üstü yattı, çeneleri takırdıyarak, tıpkı hızlı bir motor gibi suyu yardı. Kuyruğunun denizi dövdüğü yer bembeyaz olmuştu. Vücudunun dörtte üçü sudan iyice çıkmıştı, ip sıkınca titredi, kopardı ipi. Bir süre suyun üstünde hareketsiz kaldı, yaşlı adam bakıyordu ona. Sonra yavaş yavaş battı.”

“Bir yanı koptuğu için bakmak istemiyordu artık balığa. Ona saldırılınca sanki kendisine saldırılmış gibi olmuştu. Ama balığıma saldıran köpek balığını öldürdüm diye düşündü. Gördüğüm en büyük Dentuso’yu, Allah var, çok büyüklerini görmüşümdür. Dayanmak güzel şey diye düşündü. Keşke bir düş olsaydı bu, balığı hiç yakalamamış olsaydım, yatağımda, yalnız, gazetelerin üstünde yatsaydım. ‘İnsan yenilmek için yaratılmadı’ dedi. ‘İnsanoğlu mahvolabilir ama yenilmez.’”

 

“Rüzgar tazeydi, kayıp gidiyorlardı şimdi. balığın baş tarafına bakıyordu sadece, umutlanmağa başlamıştı. umutsuzluk günahtır, ben inanırım. Günahı bırak şimdi, diye düşündü. Günahı kale almadan uğraşacak nice sorun var. Ayrıca bir şey anlamam ondan. Bir şey anlamam, ayrıca inandığımdan da emin değilim. Balığı öldürmek günahtır belki. Geçimim bundan, başkaları da karnını doyuruyor, ama gene de günahtır sanırım. Ne var ki, böyle olunca her şey günah. günahı bir yana bırak sen. İş işten geçti bir defa, sonra da günah islemek için parayla tutulmuş adamlar vardır. Onlar düşünsün. Sen balıkçı olmak için doğdun, balık da balık olmak için. Koca Di Maggio’nun babası San Pedro da balıkçıydı. Onu ilgilendiren her şey üzerinde durup düşünmek hoşuna gidiyordu, okuyacak bir şeyi, radyosu falan da olmadığı için gene günah üstüne düşünmeğe koyuldu. Övünmek için öldürdün onu, çünkü sen bir balıkçısın. Canlıyken seviyordun onu, öldürdükten sonra da sevdin. E, seviyorsan, öldürmen günah değildir onu. Yoksa daha mı günah?”

“Bu kadar açılmamalıydım balık. Senin için de iyi olmadı, benim için de. Pişmanım balık.”

“Çocuk gitti. Karanlıkta yemek yemişlerdi, masanın üstünde lamba yoktu. Yaşlı adam pantolonunu çıkardı, karanlıkta yatağa girdi. Gazeteyi de arasına koyarak pantolonunu katladı, yastık yaptı. Battaniyeye sarındı, yatağın yaylarını örten eski gazetelerin üstünde uykuya daldı.

 

Çarçabuk uyudu, çocukluğunda gittiği Afrika’yı gördü düşünde, insanın gözlerini acıtacak kadar beyaz kumsallar, uzun, parlak kumsallar, dik burunlar, yüksek kara dağlar… Şimdi her gece düşünde gene bu kıyıda yaşıyor, azgın dalgaların sesini duyuyor, yerli kayıklarının dalgalar arasından geldiğini görüyordu. Uykusunda burnuna geminin katran ve üstüpü kokusu vuruyor, sabahleyin esen kara melteminde Afrika kokusunu duyuyordu. Kara meltemini duyar duymaz kalkar, giyinip çocuğu uyandırmaya giderdi. Ama bu gece meltem erken başlamıştı, uykusunda bile anladı daha çok erken olduğunu. Adaların denizden sivrilen karlı tepelerini görmeye devam etti. Sonra da kanarya adalarının çeşitli limanlarını, koylarını gördü. Artık düşlerinde ne fırtınalar, ne kadınlar, ne de koca balıklar vardı. Bilek tutuşmalarını, büyük olayları, dövüşleri, giderek karısını bile görmez olmuştu. Şimdi hep gezdiği yerler, kumsallara inen aslanlar geliyordu gözlerinin önüne. Alaca karanlıkta yavru kediler gibi oynaşırlardı, çocuğu sevdiği gibi severdi onları da. Çocuğu düşünde hiç görmemişti.”

“Denizi her zaman La Mar olarak düşünürdü, İspanyollar denizi sevdikleri zaman böyle adlandırırlardı. Kimi zaman onu sevenler kötü sözler de ederlerdi ama bunlar sanki hep bir kadına söylenmiş gibiydiler. Ağları için şamandıra kullanan kimi genç balıkçılar -köpek balığı ciğeri çok para ettiği sırada birer motor da edinmişlerdi bunlar- denizden söz ederken El Mar derlerdi. Sanki erkekmiş gibi, bir rakip, bir yer, giderek düşman gibi söz ederlerdi ondan. Ama yaşlı adam onu hep bir kadın gibi, hep bir şeyler veren ya da büyük iyilikler taşıyan biri gibi düşünürdü. Kötü ve korkunç şeyler yapıyorsa elinde ayışığı bir kadını etkiler gibi etkiler onu da diye düşündü.”

“İhtiyar balıkçı karanlıkta şafağın sökmek üzere olduğunu hissediyordu. Uçan balıkların suyu yararak havaya fırlayışının çıkardığı ıslığı andırır tiz bir sesle duyuldu. Okyanuslarda balıkçıların yegâne arkadaşı olan bu hayvanları pek severdi. Kuşlara, hele durmadan arayan ve bir türlü aradığını bulamayan ufacık narin deniz kırlangıçlarına da acırdı da, ‘Büyüklerinden ve arsızlarından başka bütün kuşlar bizden çilekeş’ diye düşünürdü. ‘Okyanus bu kadar vahşi ve zalim olurken zavallı kuşlar niye böyle narin ve güzel yaratılmış acaba? Deniz çok güzel, çok merhametlidir. Fakat âniden öyle değişiverir, öyle zalimleşir ki; başımızın üstünde fırıl fırıl dönen bu ufacık, hüzün dolu sesli kuşlar için dayanılmaz olur.’”

“İhtiyar adam uyudu. Rüyasında aslanlar gördü.”

ERNEST HEMINGWAY
Yaşlı Adam ve Deniz
(Bu derleme, Ekşi Sözlük yazarlarının oltasına bu büyük hikâyeden takılanlarla oluşturulmuştur. Baskılar ve çeviriler farklıdır.)

Reklamlar
Post a comment or leave a trackback: Trackback URL.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: