“Tol”dan…

Tol

“Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi.”

“Yakalanmıştım; yaşamayı denerken yakalanmıştım.”

“Makul bir alışveriş vardı o gazetelerle aramızda. Onlar zekice kurgulanmış, çıkıntıları budanmış yasal öfkeler, incesinden yazılmış sinema yazıları arz ediyor, benimse en azından neye öfkelenilmesi gerektiğinden ve filmlerden düzenli olarak haberim oluyordu.”

“Benim aklım yol kuşlarının tüneyip sessiz sedasız terk ettikleri bir harabedir.”

“Sıkıntı öldürür. Ve sıkıntı öldürüyor. Acı ve öfke değil, sıkıntı öldürüyor. Çok geçici, anlık, masum, makul olabiliyor sıkıntı, ama öldürüyor. Sıkıntı eğlence istiyor, tatil istiyor çünkü. Tatil çoğunluğa, çoğulluk gövdelere, yeni kelimelere, yeni yüzlere yol açarak öldürüyor. Sıkıntı davet ediyor, açıyor. Acı ortak olmayanı defediyor, kapatıyor. Sıkıntı çözüyor, öfke bağlıyor. Sıkıntı plan program demek çünkü. Acı kendi yasasını durmadan fısıldıyor, öfke hatırlatıyor oysa. Ama sıkıntı savuruyor, parçalıyor, gebertiyor. Sıkıntı kutlamalar, şenlikler istiyor çünkü. Sıkıntı ille de dans diyor, kahkaha diyor, acının da öfkenin de içini boşaltıyor. Acı ve öfke korkuyu yeniyor, sıkıntı okşuyor. Sıkıntı arzuyu kaşıyor, acı ve öfke terbiye ediyor. Acı değil, öfke değil, sıkıntı öldürüyor.


Sıkıldılar. Yakışmadı.”

“Kalbinde gölge gibi gezinen kelimeler var. Hiçbirini çekip çıkartamıyor artık.”
“İnsanın gerçekten, gerçekten ne yapacağını bilemediği o beyaz saniye.”

“Fiziki haritayı daha çok severdim. Dünya bir bütün olurdu çünkü o zaman, sınırlar kaybolurdu ve benim için bütün o kesik çizgilerle birbirinden ayrılmış ülkeler varılabilir, görülebilir bir coğrafya haline gelirdi.”

“Acıya dair ne varsa hatırlatan, gölgelere gömülmüş bir aciz. Rüzgarının hepsini kaybetmez ya insan, rüzgarının hepsini çalamaz ya kimse bir insanın. Ne zaman uğuldayacaksın sen?”

“Bu beyaz rengin hayatı zor, beyaz kalmak zor, siyah diye bir şey var, yalnız siyah olsa iyi, beyazdan gayrı ne varsa beyaza karşı, beyaz ne yapsın kalamıyor öyle, o da bir kolayını buluyor, bulmuş, kirli beyaz, uzlaşmak gibi bu biraz, gri değil, kirli beyaz, gri de bir renk çünkü, yekpare oluyor. Gri başka, kirli beyaz başka.”

“Bir şeyleri gerçekten kanıtlamak için bir yerini kanatacaksın, kanayacak ki inansın sana karşıdaki.”

“Darbe, insanlara hesap kitap öğretir.”

Murat Uyurkulak, “Tol”

Reklamlar
Post a comment or leave a trackback: Trackback URL.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: